-
BIST 100
16159,06%-0,58
-
DOLAR
44,30% 0,23
-
EURO
50,73% -0,07
-
GRAM ALTIN
6864,39% 0,24
-
Ç. ALTIN
11465,56% 0,00
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur"
-
A+Buyut
-
A-Kucult
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Eğitim Ailesi ile İftar Programı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale Zaferi’nin 111. yıldönümünde tüm şehitleri rahmetle ve şükranla andı. Öğretmenlere saygıda kusur edilememesi gerektiğini de söyleyen Erdoğan, öğretmenlerin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceklerinin belirtti.
"Ramazan Bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum"
Bir taraftan Ramazan ayını uğurlamanın burukluğunu yaşarken diğer taraftan da Ramazan Bayramı’na kavuşmanın sevincini yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bildiğiniz gibi Ramazan’a girerken duamız hep şuydu; Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif’e kavuşturduğun gibi Ramazan Bayramı’na da kavuştur. Ve şimdi Ramazan-ı Şerif’i geride bırakırken hoş geldin Ramazan diyorduk, şimdi elveda Ramazan diyoruz. Ramazan Bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.
"Çanakkale, dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır"
Günün bir değer anlamının Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünü olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale destanının üzerinden tam 111 sene geçti. Kahramanlıkları tarihe sığmayan ordumuzun, tarih kitaplarına sığmayan Çanakkale Zaferinin 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle şükranla iade ediyorum. Muhterem hatıralarını gönlümüzün en mutena köşesinde yaşatacağımız o serden geçtikleri merhum Mehmet Akif’in şu muhteşem mısralarıyla bugün bir kez daha selamlamak istiyorum; ‘Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker, gökten ecdad dinerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i, Bedr’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın.’ Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekanlarını inşallah cennet eylesin. Merhum Akif İstiklal Marşımızda ‘sen şehit oğlusun, incitme yazıktır atanı’ diyerek milletimizin neredeyse her ferdenin şehit ahfadı, şehit evladı, şehit yakını olduğunu söylüyor. Anadolu her ocağından, her ailesinden şehit veren mübarek toprakların adıdır. Dikkat edin Anadolu, Babadolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahfadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conkbayırı’dır, Gelibolu’dur, Çanakkale’dir ve dost düşman iyi bilir ki Çanakkale geçilmez. Çanakkale, dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır" diye konuştu.
"Son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak, bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakarlıklarını asla unutmayacağız"
Türkiye’nin sadece 783 bin kilometre kareden ibaret olmadığının en büyük şahidinin Çanakkale olduğunu belirten Erdoğan, "Çanakkale’yi geçilmez kılan iradedir, ittihat fikridir, mücadele azmidir. Çanakkale’de Anadolu’nun her ili bir ilçesi vardır, Çanakkale’de Saraybosna vardır, Çanakkale’de Balkanlar vardır, Çanakkale’de Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale’de gönül ve kültür coğrafyamızın hemen her köşesinin duası, niyazı, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır. Burada milletimizin seciyesini anlatan şu gerçeği de belirtmek isterim; Çanakkale, Bedir’in aslanlarıyla aynı yüreği taşıyan aslanların, Akif’in ‘Asımın nesli’ diye adlandırdığı o mübarek neslin bize bıraktığı mirastır, bir destandır. Zaferler silsilesinin altın halkalarından biridir. Çanakkale Savaşı epik bir kahramanlık hikayesi olduğu kadar aynı zamanda dramatik bir hikayedir. ‘Çanakkale içinde Aynalı Çarşı, anne ben gidiyorum düşmana karşı’ türküsü henüz bıyığı terlememiş delikanlıların lise ve Darülfünun talebelerinin türküsüdür. Bakınız 1914-1918 yılları arasında Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi talebelerinin tamamı Çanakkale’de şehit olduğu için mezun verememiştir. Milli şairimiz Akif, ‘şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda’ derken işte bu acı hakikati dile getiriyor. ‘Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor’ derken sadece Türk şiirinin en güzel mısralarından birini terennüm etmiyor. Bununla birlikte aziz ve asil milletimizin umut güneşi olan gençlerin sönen ocakların destanını da haykırıyor. İnşallah son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakarlıklarını asla unutmayacağız. Çanakkale Zaferimizin 111. Sene-i devriyesinde bizlere bu cennet vatanı miras bırakan bu büyük Cumhuriyeti emanet eden bütün İstiklal kahramanlarımızı bütün şehitlerimizi gazilerimizi rahmetle anıyor, aziz hatıralarını bir kez daha kemali hürmetle yad ediyorum" ifadelerine yer verdi.
"Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıraç şüphesiz nitelikli milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemidir"
Güçlü toplum olmanın en önemli etkenlerinden birinin güçlü eğitim sistemine sahip olmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir milleti büyük yapan sadece tarihe şanla şerefle yazdırdığı zaferleri değildir. Aynı zamanda eğitimli özgüven sahibi iyi yetişmiş fertleridir. Göreve geldiğimiz günden beri bu hassasiyetle çalışıyor eğitime önem ve öncelik vermeyi imal etmiyoruz. Güçlü toplum güçlü ülke hedefini ancak insan kaynağı iyi eğitim almış, güçlü bir içtimai bünyeyle gerçekleştirebileceğimizin farkındayız. Biliyoruz ki bugünün ve yarının dünyasında ilerlemenin kalkınmanın her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor. Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıraç şüphesiz nitelikli milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemidir. Bu yolda son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi nitelikli reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere eğitimde anlamsız yasakları ve katsayı vari adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Ders müfredatlarını ve kitaplarını gözden geçirerek çağ dışı ve vesayetçi unsurları temizledik. Bunları bilimsel bir anlayışla yeni baştan hazırladık. ‘Köklerden Geleceğe’ şiarıyla hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle çalışmalarımızı daha kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimizi her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza eğitim yılı başında ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlar, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Atamaların yanı sıra öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kayda değer iyileştirmeler gerçekleştirdik. Daha burada saymaya kalksak belki de saatlerimizi alacak nice hizmeti öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin istifadesine sunduk" diye konuştu.
"Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir"
Türkiye’nin son 23 yılda eğitimde önemli bir mesafe aldığını ve bunun mimarlarının da öğretmenler olduğunu dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:
"Merhum Nurettin Topçu’nun öğretmenin ne manaya geldiğini anlatan şu veciz ifadelerini burada altını çizerek hatırlatmak istiyorum. Merhum Topçu şöyle diyor; ‘Ademoğlunu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimdir. Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur. Fertler gibi nesiller de onun eseridir. Farkında olsun olmasın her ferdin şahsi tarihinde muallimin izleri bulunur. Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir. Evet, muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda işte böyle hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından işte böyle bir anlam ifade etmektedir."
"Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir"
Öğretmenlere saygının bir gelenek olduğunu ve onlara yönelik şiddetin her daim karşısında olacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültürümüzde anne babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Biz de çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük. Öğretmene saygıda kusur etmemeyi gördük. Dolayısıyla öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük bir saygısızlığı dahi kabul etmemiz, hoş görmemiz mümkün değildir. En son Fatma Nur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarının lanetlediğimizi, bunları tasvip etmediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum. Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır; Öğretmene kalkan el geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır. Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaştığımız şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Türkiye’nin aydınlık yarınlarını, kızıl elmamız olan Türkiye Yüzyılını inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Eğitim Ailesi ile İftar Programı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale Zaferi’nin 111. yıldönümünde tüm şehitleri rahmetle ve şükranla andı. Öğretmenlere saygıda kusur edilememesi gerektiğini de söyleyen Erdoğan, öğretmenlerin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceklerinin belirtti.
"Ramazan Bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum"
Bir taraftan Ramazan ayını uğurlamanın burukluğunu yaşarken diğer taraftan da Ramazan Bayramı’na kavuşmanın sevincini yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bildiğiniz gibi Ramazan’a girerken duamız hep şuydu; Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif’e kavuşturduğun gibi Ramazan Bayramı’na da kavuştur. Ve şimdi Ramazan-ı Şerif’i geride bırakırken hoş geldin Ramazan diyorduk, şimdi elveda Ramazan diyoruz. Ramazan Bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.
"Çanakkale, dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır"
Günün bir değer anlamının Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünü olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale destanının üzerinden tam 111 sene geçti. Kahramanlıkları tarihe sığmayan ordumuzun, tarih kitaplarına sığmayan Çanakkale Zaferinin 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle şükranla iade ediyorum. Muhterem hatıralarını gönlümüzün en mutena köşesinde yaşatacağımız o serden geçtikleri merhum Mehmet Akif’in şu muhteşem mısralarıyla bugün bir kez daha selamlamak istiyorum; ‘Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker, gökten ecdad dinerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i, Bedr’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın.’ Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekanlarını inşallah cennet eylesin. Merhum Akif İstiklal Marşımızda ‘sen şehit oğlusun, incitme yazıktır atanı’ diyerek milletimizin neredeyse her ferdenin şehit ahfadı, şehit evladı, şehit yakını olduğunu söylüyor. Anadolu her ocağından, her ailesinden şehit veren mübarek toprakların adıdır. Dikkat edin Anadolu, Babadolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahfadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conkbayırı’dır, Gelibolu’dur, Çanakkale’dir ve dost düşman iyi bilir ki Çanakkale geçilmez. Çanakkale, dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır" diye konuştu.
"Son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak, bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakarlıklarını asla unutmayacağız"
Türkiye’nin sadece 783 bin kilometre kareden ibaret olmadığının en büyük şahidinin Çanakkale olduğunu belirten Erdoğan, "Çanakkale’yi geçilmez kılan iradedir, ittihat fikridir, mücadele azmidir. Çanakkale’de Anadolu’nun her ili bir ilçesi vardır, Çanakkale’de Saraybosna vardır, Çanakkale’de Balkanlar vardır, Çanakkale’de Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale’de gönül ve kültür coğrafyamızın hemen her köşesinin duası, niyazı, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır. Burada milletimizin seciyesini anlatan şu gerçeği de belirtmek isterim; Çanakkale, Bedir’in aslanlarıyla aynı yüreği taşıyan aslanların, Akif’in ‘Asımın nesli’ diye adlandırdığı o mübarek neslin bize bıraktığı mirastır, bir destandır. Zaferler silsilesinin altın halkalarından biridir. Çanakkale Savaşı epik bir kahramanlık hikayesi olduğu kadar aynı zamanda dramatik bir hikayedir. ‘Çanakkale içinde Aynalı Çarşı, anne ben gidiyorum düşmana karşı’ türküsü henüz bıyığı terlememiş delikanlıların lise ve Darülfünun talebelerinin türküsüdür. Bakınız 1914-1918 yılları arasında Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi talebelerinin tamamı Çanakkale’de şehit olduğu için mezun verememiştir. Milli şairimiz Akif, ‘şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda’ derken işte bu acı hakikati dile getiriyor. ‘Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor’ derken sadece Türk şiirinin en güzel mısralarından birini terennüm etmiyor. Bununla birlikte aziz ve asil milletimizin umut güneşi olan gençlerin sönen ocakların destanını da haykırıyor. İnşallah son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakarlıklarını asla unutmayacağız. Çanakkale Zaferimizin 111. Sene-i devriyesinde bizlere bu cennet vatanı miras bırakan bu büyük Cumhuriyeti emanet eden bütün İstiklal kahramanlarımızı bütün şehitlerimizi gazilerimizi rahmetle anıyor, aziz hatıralarını bir kez daha kemali hürmetle yad ediyorum" ifadelerine yer verdi.
"Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıraç şüphesiz nitelikli milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemidir"
Güçlü toplum olmanın en önemli etkenlerinden birinin güçlü eğitim sistemine sahip olmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir milleti büyük yapan sadece tarihe şanla şerefle yazdırdığı zaferleri değildir. Aynı zamanda eğitimli özgüven sahibi iyi yetişmiş fertleridir. Göreve geldiğimiz günden beri bu hassasiyetle çalışıyor eğitime önem ve öncelik vermeyi imal etmiyoruz. Güçlü toplum güçlü ülke hedefini ancak insan kaynağı iyi eğitim almış, güçlü bir içtimai bünyeyle gerçekleştirebileceğimizin farkındayız. Biliyoruz ki bugünün ve yarının dünyasında ilerlemenin kalkınmanın her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor. Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıraç şüphesiz nitelikli milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemidir. Bu yolda son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi nitelikli reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere eğitimde anlamsız yasakları ve katsayı vari adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Ders müfredatlarını ve kitaplarını gözden geçirerek çağ dışı ve vesayetçi unsurları temizledik. Bunları bilimsel bir anlayışla yeni baştan hazırladık. ‘Köklerden Geleceğe’ şiarıyla hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle çalışmalarımızı daha kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimizi her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza eğitim yılı başında ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlar, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Atamaların yanı sıra öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kayda değer iyileştirmeler gerçekleştirdik. Daha burada saymaya kalksak belki de saatlerimizi alacak nice hizmeti öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin istifadesine sunduk" diye konuştu.
"Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir"
Türkiye’nin son 23 yılda eğitimde önemli bir mesafe aldığını ve bunun mimarlarının da öğretmenler olduğunu dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:
"Merhum Nurettin Topçu’nun öğretmenin ne manaya geldiğini anlatan şu veciz ifadelerini burada altını çizerek hatırlatmak istiyorum. Merhum Topçu şöyle diyor; ‘Ademoğlunu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimdir. Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur. Fertler gibi nesiller de onun eseridir. Farkında olsun olmasın her ferdin şahsi tarihinde muallimin izleri bulunur. Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir. Evet, muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda işte böyle hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından işte böyle bir anlam ifade etmektedir."
"Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir"
Öğretmenlere saygının bir gelenek olduğunu ve onlara yönelik şiddetin her daim karşısında olacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültürümüzde anne babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Biz de çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük. Öğretmene saygıda kusur etmemeyi gördük. Dolayısıyla öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük bir saygısızlığı dahi kabul etmemiz, hoş görmemiz mümkün değildir. En son Fatma Nur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarının lanetlediğimizi, bunları tasvip etmediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum. Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır; Öğretmene kalkan el geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır. Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaştığımız şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Türkiye’nin aydınlık yarınlarını, kızıl elmamız olan Türkiye Yüzyılını inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur"
Meşaleler Çanakkale şehitleri için yandı
Bayram yolculuğu başladı: 43 ilin geçiş güzergahında trafik hareketliliği arttı
Kayseri’ye şiddetli rüzgar uyarısı
Kutsal emanetlere rekor ziyaret
Minik yüreklerden büyük vefa
Büyükşehir, BMX Parkuru ile gençliğe hız ve heyecan katıyor
Kayseri, büyükşehir ile Ramazan Bayramı’na hazır
Kayseri’de Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yılı kutlandı
Tomarza ve Bünyan’da Şehitleri Anma Programı düzenlendi
Erciyes’te bayram dolu dolu geçecek
Sarıkaya’dan barış ve kardeşlik vurgusu
Başkan Palancıoğlu: "2026 yılına da park ve bahçeler damga vuracak"
Başkan Büyükkılıç’tan Bayram müjdesi: Tramvaylar 3 gün ücretsiz
Başkan Özdoğan, KAYÜ öğrencileriyle iftar sofrasında buluştu
Büyükşehir, kabristanları bayram ziyaretine hazırladı
Başkan Çolakbayrakdar: "Ramazan’ın bereketini hemşerilerimle aynı sofrada paylaştık"
Odakır: "Esnaf kazanırsa Kayseri kazanır"
Başkan Büyükkılıç’tan Yaşlılara Saygı Haftası mesajı
Kayseri OSB Başkanı Yalçın’dan Ramazan Bayramı mesajı
Kayseri’de 214 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi
Bursa’da kadavraya vefa töreni: 6 yıl tıp eğitimine katkı sağladı, ailesine teslim edildi
Tarihin izinde kılıçlar çarpıştı
Gülsoy: "Bayramlar, birlik ve beraberliğimizin en güçlü mührüdür"
Başkan Büyüksimitci’den Ramazan Bayramı mesajı
Başkan Büyükkılıç, Cumhurbaşkanı ile bayramlaştı, ’iftara 5 kala’ programına ve huzurevi gönül sofrasına katıldı
Kayserispor ile Karagümrük 10.randevuda
Kayserispor-Karagümrük maçı 38 TL
Kayseri’de karşı yola geçen otomobil bariyerlere çarptı
Tramvay yolundaki direğe çarpan otomobil kağıt gibi büküldü: 1 yaralı
Yükleniyor
LİG TABLOSU
Takım
O
G
M
B
Av
P
1.GALATASARAY A.Ş.
26
20
2
4
44
64
2.FENERBAHÇE A.Ş.
27
17
1
9
33
60
3.TRABZONSPOR A.Ş.
27
18
3
6
24
60
4.BEŞİKTAŞ A.Ş.
26
14
5
7
17
49
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ
27
12
8
7
14
43
6.GÖZTEPE A.Ş.
26
11
5
10
10
43
7.SAMSUNSPOR A.Ş.
26
8
7
11
-2
35
8.KOCAELİSPOR
27
9
12
6
-9
33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.
27
8
10
9
-10
33
10.CORENDON ALANYASPOR
27
6
8
13
1
31
11.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.
26
7
10
9
-4
30
12.TÜMOSAN KONYASPOR
26
6
11
9
-9
27
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ
26
6
13
7
-8
25
14.HESAP.COM ANTALYASPOR
27
6
14
7
-18
25
15.KASIMPAŞA A.Ş.
26
5
12
9
-14
24
16.İKAS EYÜPSPOR
27
5
15
7
-19
22
17.ZECORNER KAYSERİSPOR
26
3
12
11
-28
20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK
26
4
17
5
-22
17



