15258,22%0,91
43,19% 0,04
50,23% -0,12
6402,11% -0,43
10346,92% -0,23
mağdur edilmesinin yanlış olduğunu vurguladı. Adaletin herkese eşit olması gerektiğini savunarak sitemini dile getirdi.
İş adamı İlker Horoz şu ifadelerle sitemini dile getirdi “Dava açtılar. Kirayı düşük ödüyorsunuz. Biz sizin oturduğunuzdan haberimiz yoktu gibi cümleler söylediler. Davayla karşılaştık. Bizim zemin katta oturan Ahmet Amcamızın davası 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne düştü. Bizim davamız 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne düştü. 4. Asliye Hukuk Mahkemesi davacı aileyi haksız buldu. ‘15 senedir burada adamcağız oturuyor. Aklınız yeni mi başınıza geldi, sizin buradaki kiradan haberinizin olmaması mümkün mü?’ diye davayı reddetti. Ahmet Amca’yı haklı buldu. Fakat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi bizi haksız buldu. Buraya bilirkişi gönderdi. Bilirkişi burayı sit alanı veya herhangi bir iş yeri açılamadığını bile bile arkadaki rezidanslarla eş değer gösterdi. 20 milyon bedel belirledi. Bedele biz itiraz ettiğimizde, ‘Kardeşim bak biz kiramızı ödedik. Lütfen tekrardan bilirkişi gönderin. Bu binanın değeri bu değil.’ dememize rağmen mahkeme başkanı bilirkişinin kararını doğru kabul ederek karar kıldı. Belirlenen değer üzerinden yaklaşık 2 milyon 760 bin Lira gibi korkunç bir avukat ücreti çıktı. Kira bedelinin 2.14 katı avukat vekalet ücreti çıktı. Biz arkadaşa mahkemede şu istekte bulunduk: ‘Kardeşim bak biz bu kirayı ödedik. Şu hesaba attık. Bu diğer ortak ailelerin para göndermiş mi, göndermemiş mi bankadan isteyin’ dememize rağmen yeni bir bilirkişi bize göndermedi. Burası iş yeri olamaz dememize rağmen isteklerimizin hepsini geri çevirdi. Bizi kötü niyetli kiracı olarak belirledi. Zemin kattaki Ahmet Amca ile ben aynı yerde oturuyorum. Aynı kişiler tarafından açılan davada Ahmet Amca 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde haklı bulunurken, ben 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde nasıl haksız bulundum? Bu davalar zemin kata göre veya 3. kata göre ayrı ayrı mı değerlendiriliyor? Bir avukat ücretinin, bir kira bedelinden 2.14 katı olması hangi vicdana sığar. Virane bir yeri alıp modern bir hale getirmek kötü niyetlilikse biz bu kötü niyetliliği yaptık. Üst mahkemeye gideceğiz. Hataların düzeltileceğine inanıyoruz. Kiracı olmamız bizim soyulacağımız anlamına gelmiyor. Lütfen hakimler dosyaları okusunlar. Mağduriyet yaratmasınlar. Bir yıllık yeni bir avukat işsizim diye ailesinin binasından gelir elde etmek için yüzlerce insanla çalışan iş adamını mağdur etmemeli. Burada benim oturmama müsaade eden yıllar önce Kocasinan Belediyesi eski Başkanı bana yıllar önce şu ifadeyi kullandı: ‘İlkerim, iki tane bina var. İkisinde de sen oturursun ama oturmana göz yummamın sebebi istihdam sağlamak. Yoksa bu binaların ikisinin de ruhsatı yok. İkisinde de oturamazsın’ dedi.
İstihdam sağladığım için göz yumdu. Bugün itibari ile ben bu binayı terk ediyorum. Burası sit alanı. İş yeri olamaz. Avukat para kazanma hırsıyla yanlış bilgilendiriyor. Gerekirse hakkımı sonuna kadar arayacağım. İş adamı olmamız, istihdam sağlamamız bizim soyulacağımız anlamına gelmiyor. Hukuk yoluyla bütün hakkımı söke söke alacağım. 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin tekrardan bilirkişiye gitmemesi kasıtlıdır. 1 milyon 300 bin lira kira bedeli belirlenen binanın 2 milyon 760 bin avukat bedeli olmaz. İşveren olmak, ‘domuzdan kıl koparmak’ anlamına gelmez. Bizde yok olursak vergi veren olmaz. Vergi veren olmazsa ülkenin sonu olmaz. Lütfen bu bürokrasinin katliamını engelleyelim. “