FİNAL ADINA SON OLMASIN
Süper Lig’de sezonun son virajına girilirken artık sözün bittiği yerdeyiz. Kayserispor için bundan sonrası hesap kitap değil, doğrudan hayatta kalma meselesi. Sarı-kırmızılı temsilcimiz, sahasında Fatih Karagümrük ile oynayacağı karşılaşmaya belki de sezonun en kritik 90 dakikası olarak çıkacak. Lig tablosunda bulunduğu konum itibarıyla artık ‘telafi’ lüksü kalmayan Kayserispor için bu maçın tek bir karşılığı var: ‘Galibiyet.’ Ne alınan beraberlikler ne de ‘iyi oyun’ tesellisi bu saatten sonra kimseyi kurtarmaz. Çünkü rakipler puan toplarken yerinde sayan bir takımın kaderi, ne yazık ki çoğu zaman bellidir.
Ancak bu maç sadece sahadaki 11 futbolcunun mücadelesiyle kazanılmayacak. Bu şehir daha önce zor günleri birlik olarak aşmasını bildi. Şimdi aynı ruhu yeniden ortaya koyma zamanı. Tribünler dolmadan, o eski Kayseri atmosferi oluşmadan bu maçın kazanılması çok daha zor.
Taraftara düşen görev ise her zamankinden daha büyük. 90 dakika boyunca susmadan, skor ne olursa olsun takımının arkasında duran bir tribün, sahadaki oyuncunun da direncini artırır. Unutulmamalıdır ki bazı maçlar taktikle değil, yürekle kazanılır. İşte bu karşılaşma tam olarak böyle bir sınav.
Futbolcular sahada terinin son damlasına kadar mücadele edecek, buna kimsenin şüphesi yok. Ama o mücadeleyi anlamlı kılacak olan tribünlerin itici gücüdür. Bir tezahürat, bir alkış, bir destek… Belki de ligde kalmanın en büyük anahtarı olacak. Şimdi kırgınlıkları, eleştirileri, geçmişte yaşanan hayal kırıklıklarını bir kenara bırakma zamanı. Çünkü konu artık çok daha büyük: Şehrin takımı, şehrin gururu ve Süper Lig’de kalma mücadelesi.
Kayserispor için bu maç bir tercih değil, bir zorunluluk. Ve bu zorunlulukta en büyük güç, yine Kayseri’nin kendisi olacak.



